Asimetrik Güç Altında Siyasi Eylemin Rasyonel Temelleri

Günümüzün artan otoriterleşme eğilimleri ve asimetrik güç yapıları altında siyasi muhalefetin karşılaştığı temel bir ikilem mevcuttur: yüksek maliyetler karşısında direniş nasıl bazen “atalete” sürüklenirken bazen de en umutsuz koşullarda dahi sürdürülebilir bir mücadeleye dönüşür? Bu çalışmada söz konusu sorunsalı açıklamak için Max Weber’in sosyolojik düşüncesindeki iki rasyonellik tipi arasındaki ayrıma başvurulmaktadır. Siyasi muhalefet, eylemlerini salt bir maliyet–fayda analizine dayandıran araçsal rasyonaliteye (Zweckrationalität) hapsederse, baskıcı rejimlere karşı muhalefet etmenin yüksek maliyetleri karşısında eylemsizlik “rasyonel” bir sonuca dönüşür. Buna karşılık, Weber’in tanımladığı değer rasyonalitesi (Wertrationalität), siyasi mücadeleyi “milli onur ve haysiyet” gibi taviz verilemez değerlere dayandırarak yüksek maliyetleri anlamsızlaştıran ve fedakarlığı rasyonel bir zemine taşıyan bir anlayış sağlar.
Hak, Hukuk, Saraçhane

19 Mart 2025 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediye başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınması ve sonrasında yaşanan hadiseler hem demokrasinin işleyişi hem de siyasetin seyri açısından büyük tartışmaları da beraberinde getirmiştir.
Saraçhane’nin Gezi’den Farkları

Saraçhane olaylarının başladığı Türkiye uzun süredir ekonomik krizde, politik atmosferi hayli otoriterleşmiş uluslararası endekslere göre de çok mutsuz insanların Türkiyesi. 2013’de Gezi bugüne kıyasla ekonomisi çok daha iyi, çok sesliliği bugünle karşılaştırılamayacak kadar yüksek bir Türkiye’de başlamıştı. Bugün Türkiye’de 15-30 yaş arası genç nüfus 20 milyon bandında. Bunun 7 milyonu aşkın kısmı üniversite öğrencisi. Gezi’ye göre yüksek öğretimde eğitim gören gençlerin sayısı %40 civarında artış göstermiş.

Siyaset Programı Direktörümüz Hüseyin Raşit Yılmaz, Prof. Dr. Burak Bilgehan Özpek ile muhalefetin dününü, bugününü ve yarınını konuştu.
