Türkiye’de yaşanan siyasal ve toplumsal gelişmeleri açıklamaya yönelik analizler, ülkemizde insanların ekonomik faaliyetlere katılım türü gibi karar alma süreçleri üzerinde son derece belirleyici değişkenleri çoğu zaman yeterince dikkate almamaktadır. Bu durum, söz konusu analizlerin açıklayıcı gücünü sınırlamaktadır. Nitekim bu raporda ayrıntılı olarak gösterildiği üzere Türkiye, nüfusun çalışma durumuna göre dağılımı bakımından uluslararası karşılaştırmalarda belirgin biçimde ayrışmaktadır.
Uluslararası karşılaştırmaya imkân veren kamuya açık araştırmalarda, ev kadınları, diğer ülkelerin aksine, Türkiye’nin en büyük çalışma grubu olarak öne çıkmaktadır. Ancak ev kadınlarının önemi, seçmen kitlesi içindeki yoğunluğu ve siyasal tercihleriyle sınırlı değildir. Çocukların bakım ve yetiştirilmesinde üstlendikleri rol nedeniyle ev kadınlarının eğitim düzeyleri, ekonomik koşulları, hayata ilişkin algıları ve deneyimleri gelecek kuşakların yaşam fırsatlarıyla da ilişkilidir. Raporda verilerle örnek olarak sunulan anne ile çocuğun eğitim düzeyleri arasındaki güçlü ilişki, dezavantajların kuşaklar arasında nasıl aktarılabildiğini göstermektedir. Bu nedenle ev kadınları hem bugünün siyasal yapısını hem de Türkiye’nin gelecekteki toplumsal yapısını anlamak açısından önemli bir gruptur.
Toplum Çalışmaları Enstitüsü, ev kadınlarının Türkiye’nin toplumsal ve siyasal yapısındaki öneminden hareketle bu konuda bir odak grup çalışması yapılmasına karar vermiştir. Söz konusu çalışmada anketlerle detaylandırma imkanı bulunmayan bazı konuların mülakatlarla açıklığa kavuşturulması amaçlanmıştır. Bu konular arasında ev kadınlarının ev içi emeği nasıl tanımladıkları, toplumun onlara bakışı hakkındaki düşünceleri, sosyal statüleri ve siyasetle hangi bağlamda ilişki kurdukları gibi başlıklar yer almaktadır. Bu nedenle farklı sosyoekonomik arka plana sahip ev kadınlarıyla odak grup görüşmeleri gerçekleştirilmiştir. Görüşmelerden elde edilen bulguların sağlayacağı toplumsal faydalar gözetilerek sonuçlar kamuoyuyla bu rapor aracılığıyla paylaşılmaktadır.
Raporun ilk bölümünde, uluslararası araştırma verileri ve Türkiye’de yürütülen anketlerden yararlanılarak toplumun çalışma durumuna göre dağılımı ve Türkiye’nin diğer ülkelerden hangi yönleriyle ayrıştığı incelenmektedir. Bu inceleme ev kadınlarının toplumdaki yerini de veriler ışığında görünür kılmaktadır. Çalışma durumuna göre siyasal tercihlerin nasıl değiştiği de bu bölümde ele alınmaktadır. İkinci bölümde ise odak grup görüşmelerinin kapsamı açıklanmakta ve ev kadınlarının kendi anlatılarından hareketle elde edilen bulgular sunulmaktadır.