Getting your Trinity player ready...
|
Ülkemizdeki güncel anketler, 2023 seçimlerinde birinci parti olan AK Parti’nin oy oranının görece düştüğünü ve ikinci sıraya gerilediğini gösteriyor. Bu değişim toplumda bazı kesimlerin oy tercihini değiştirdiğine işaret ediyor. Oy tercihini koruyanlarla değiştirenler arasındaki farkı anlamak son derece önemli; zira bu analiz bir sonraki seçime dair olasılıkları daha net şekilde ortaya koyuyor. Bu çalışma, 2023 seçimlerinde AK Parti veya MHP’ye oy vermiş seçmenlerin ideolojik konumları ve ekonomiye yönelik algılarıyla bir sonraki seçimde başka bir partiye oy verme olasılıklarını ele alıyor. Elde edilen bulgular, bu seçmen grubunun ideolojik konumlandırma ve ekonomik algılarına bağlı olarak önümüzdeki seçimde oldukça farklı oy verme davranışları sergileme eğiliminde olduğunu gösteriyor.
İdeolojinin seçmen davranışları üzerinde belirleyici rol oynadığını gösteren çok sayıda akademik çalışma bulunuyor.[1] Bu nedenle analize ideolojik konumlamayı inceleyerek başlayalım. Bu çerçevede Toplum Çalışmaları Enstitüsü’nün 19 Haziran 2025 tarihli en güncel araştırmasında katılımcılara yöneltilen “Kendinizi siyasi görüş olarak konumlandıracak olsanız, 1 = En sol, 3 = Merkez, 5 = En sağ olacak şekilde 1–5 arasında puan verir misiniz?” sorusunu ele alalım. 2023 seçimlerinde AK Parti veya MHP’ye oy vermiş bireylerin “Bugün bir Milletvekili Genel Seçimi olsa hangi partiye verirsiniz?” sorusuna yanıtları, bu ideolojik konumlama çerçevesinde Probit modeliyle incelemeye tabi tutulmuştur. Yazının genel okuyucu kitlesine hitap etmesinden dolayı modelin açıklaması ve sonuçları ‘’Ekler’’ kısmında açıklanmıştır.
Birinci modelin sonuçları, sol/merkez (1-2-3) konumlu AK Parti ve MHP seçmeninin başka bir partiye oy verme olasılığının %23, sağ (4–5) konumlu seçmende ise bu ihtimalin %13 olduğunu ortaya koymaktadır. İstatistiksel olarak anlamlı bulunan bu fark, ideolojik duruşun oy tercihlerindeki değişkenliği güçlü biçimde açıkladığını göstermektedir. Peki, bu sonuç gelecek seçimler açısından neden önemlidir ve nasıl bir rol oynayabilir? Ankette “Bugün bir Milletvekili Genel Seçimi olsa oyunuzu hangi partiye verirsiniz?” sorusuna AK Parti veya MHP yanıtını veren seçmenlerin %33,88’i ideolojik konumlarını 1–3 aralığında belirtmiş olup bu grubun %30,7’si “3 – Merkez” seçeneğini işaretlemiştir.
Seçmen davranışı üzerinde etkili olan bir diğer konu bireyin ekonomik tatmin düzeyidir.[2] Ankette katılımcılara “Mevcut ekonomik durumunuzu “1. Hiç tatmin edici değil”, “5. Çok tatmin edici” olacak şekilde 1 ile 5 arasında bir puan vererek değerlendirir misiniz?’’ sorusu yöneltilmiştir. Bir önceki analizde olduğu gibi burada da 2023 seçimlerinde AK Parti veya MHP’ye oy vermiş bireylerin “Bugün bir Milletvekili Genel Seçimi olsa hangi partiye verirsiniz?” yanıtları, ekonomik tatmin düzeyine göre analiz edilmiştir.
İkinci modelin sonuçları, ekonomik tatmin düzeyi düşük (1–2) seçmen grubunun bir sonraki seçimde AK Parti ve MHP dışına oy verme olasılığının yaklaşık %29,7, yüksek tatmin düzeyine (4–5) sahip grubun ise yalnızca %7,7 olduğunu ortaya koyuyor. Aradaki %22’lik fark, ekonomik algının oy değiştirme kararında ideolojik duruştan bile daha güçlü bir belirleyici olduğunu gösteriyor. Bu etki istatistiksel olarak da anlamlı bulunmuştur. Dolayısıyla, iktidar bloğunda ekonomik memnuniyetsizlik yaşayan seçmen kitlesinin parti sadakatinin çok daha zayıf olduğunu söylemek mümkündür. Yine eklemek gerekir ki, bugün yapılacak bir seçimde AK Parti veya MHP’den birisine oy atacağını söyleyen seçmenin %30,2’si ekonomik tatmin düzeyi açısından 1. ve 2. basamakta yer almaktadır.
Ne var ki ekonomik teoriye göre bireylerin oy vermesinde etkili olan tek faktör ekonomik tatmin düzeyi değildir. Bireyin siyasi partiler ve siyasi figürlerle ilgili geleceğe yönelik ekonomiyi nasıl yöneteceğine ilişkin beklenti de büyük rol oynamaktadır.[3] Bu çerçevede ankette sorulan “Önümüzdeki bir yıl içerisindeki Türkiye ekonomisinin nasıl bir gelişme göstereceği ile ilgili görüşünüzü “1. Çok daha kötü olacak”, 5. Çok daha iyi olacak” şekilde 1 ile 5 arasında bir puan vererek değerlendirir misiniz?” sorusu bu kapsamda analiz edilmiştir.
Üçüncü model, “ekonomi kötü olacak (1-2)” beklentisindeki seçmenlerin AKP/MHP dışına oy verme eğiliminin, “ekonomi iyi olacak (4-5)” diyenlere kıyasla önemli ölçüde yüksek olduğunu gösteriyor. Modele göre “ekonomi kötü olacak” diyenlerin %40,9’unun oy değiştirme olasılığına karşın, “ekonomi iyi olacak” diyenlerde bu oran yalnızca %5,9. İki grup arasındaki ≈ 35,1 puanlık fark, ekonomik geleceğe dair kötümserliğin seçmen sadakatini ne denli zayıflattığını çarpıcı biçimde ortaya koyuyor. Bununla beraber yarın yapılacak bir seçimde Ak Parti veya MHP’den birisine oy vereceğini belirten seçmenin %20,7’si ekonominin kötü gideceğini belirten grupta yer alıyor.
Bu çalışma, AK Parti ve MHP’nin oy kaybettiği grupları muhalefetin oy kazandığı eğilimler üzerinden kıyaslıyor ve aynı zamanda hâlihazırda AK Parti/MHP bloğunda yer alan seçmenlerin dağılımını göstererek yaklaşan seçimde partiler açısından potansiyel fırsat ve riskleri netleştiriyor.
Analizler, özellikle ideolojik olarak merkezde konumlanan AK Parti/MHP seçmeninin oy tercihini değiştirmeye görece yatkın olduğunu ortaya koyuyor. Ancak asıl belirleyici unsur, seçmenin ekonomik tatmin algısı. Yapılan analizlere göre ekonomik beklentiler ve memnuniyetsizlik, ideolojik duruştan çok daha güçlü bir şekilde “başka partiye oy verme” kararını etkiliyor. Türkiye’nin seçimlere kadar atacağı ekonomik adımlar, bireylerin hem mevcut tatmin düzeyini hem de geleceğe dair güvenini doğrudan şekillendirecek. Dolayısıyla bu iki hususa bağlı olarak bütün partiler açısından seçimlere kadar fırsatlar barındıran bir süreç görünüyor.
Bu çalışmanın sonunda belirtmek gerekir ki; benzer yöntemler Cumhurbaşkanlığı seçim anketi verilerine de uygulandı. Çeşitli senaryolara göre Erdoğan’ın ve rakibinin aldığı oy oranları zaten paylaşılırken bizim analizlerimiz Erdoğan karşısında en yüksek oy devşirme potansiyeline sahip adayı tespit ediyor. Veriler üzerindeki çalışmamız tamamlandığında, bu değerlendirme de en kısa sürede kamuoyuyla paylaşılacaktır.
Ekler:
- Model: İdeolojik Konum Modeli
Ankete katılan ve 2023 seçimlerinde AK Parti veya MHP’ye oy verdiğini beyan eden kişilere “bugün seçim olsa Ak Parti/MHP dışında bir partiye oy verme” sorusu yöneltilerek bağımlı değişken Y, 1 = “oy değiştirme”, 0 = “oyu sürdürme” olarak kodlandı. Katılımcıların kendilerini “1 = En sol ve 5 = En sağ” arasında değerlendirdiği ideolojik pozisyon sorusu, metinsel ve sayısal girdilerden temizlenip 1–5 aralığına dönüştürüldü; ardından “sol/merkez” (1–3) ve “sağ” (4–5) olmak üzere ikili bir göstergeye çevrilerek bağımsız değişken ‘’ideo_low’’ oluşturuldu (1–3 → 1, 4–5 → 0). Modelin çıktılarına Tablo 1’de yer verilmiştir.
Tablo 1. İdeolojik Konum Modeli
- Model: Mevcut Ekonomik Tatmin Modeli
Aynı örneklemde yer alan katılımcılardan “Mevcut ekonomik durumunuzu 1 = Hiç tatmin edici değil ve 5 = Çok tatmin edici” sorusuna verdikleri yanıtlar önce metin etiketlerine, sonra baştaki sayısal prefix’e göre 1–5 aralığına dönüştürüldü. Bu ölçekten 1–2 arası “düşük tatmin” (econ_low = 1), 4–5 arası “yüksek tatmin” (econ_low = 0) grupları oluşturuldu; 3 “nötr” yanıtları analiz dışı bırakıldı. Modelin çıktılarına Tablo 2’de yer verilmiştir.
Tablo 2. Mevcut Ekonomik Tatmin Modeli
- Model: Gelecek Ekonomi Beklentisi Modeli
Aynı katılımcılar “Önümüzdeki bir yıl içinde Türkiye ekonomisi çok daha kötü olacak, kötü olacak, aynı kalacak, iyi olacak veya çok daha iyi olacak mı?” sorusuna verdikleri yanıtlar yine metin-denetim ve prefix ayıklamasıyla 1–5’e dönüştürüldü. Buradan 1–2 arası “kötü beklenti” (future_low = 1), 4–5 arası “iyi beklenti” (future_low = 0) grupları elde edildi; 3 “nötr” yanıtlar elendi. Modelin çıktılarına Tablo 3’te yer verilmiştir.
Tablo 3. Gelecek Ekonomi Beklentisi Modeli
Dipnotlar
[1] Downs, A. (1957). An Economic Theory of Democracy. Harper.
Miller, W. E., & Shanks, J. M. (1996). The New American Voter. Cambridge, MA: Harvard University Press.
[2] Powell, G. B., Jr., & Whitten, G. D. (1993). A Cross‐National Analysis of Economic Voting: Taking Account of the Political Context. American Journal of Political Science, 37(2), 391–414.
Lewis‐Beck, M. S., & Stegmaier, M. (2011). Economic voting theory: Testing new dimensions. Electoral Studies, 30(1), 144–153.
[3] MacKuen, M. B., Erikson, R. S., & Stimson, J. A. (1992). Peasants or Banker’s Dozen? The Amazing Persistence of Economic Voting. American Political Science Review, 86(4), 951–964.
Kumlin, S., Stjernström, M., & Berg, A. (2022). Prospective economic voting: The effect of expectations on vote choice. Political Behavior, 44(2), 643–660.