Yazarın Teşekkürü:
“Bu çalışma için görüş ve katkılarını paylaşan Mehmet Ali Eryurt, Yasemin Dildar, Ayşe Abbasoğlu Özgören, Yasemin Esen ve Özden Sezgin’e teşekkür ederim.”
—
Bu çalışma, Türkiye’nin Toplam Doğurganlık Hızı (TDH) serisini Horiuchi, Wilmoth ve Pletcher’ın (2008) sürekli değişim modelini kullanarak TÜİK idari kayıtlarına dayanan bir veri setiyle analiz eden ilk çalışmadır. 2013–2024 dönemindeki toplam TDH kaybı (−0,626) iki ana kovaryat grubuna ayrıştırılmıştır: evlilik etkisi (−0,218; %34,8) ve parite geçiş etkisi (−0,408; %65,2). Parite etkisinin %56,6’sını oluşturan 1→2 geçiş oranı tek başına en belirleyici kaldıraç olarak öne çıkmaktadır. Evlilik etkisi ve yaş ağırlıkları 2008–2025 tam TÜİK serisiyle hesaplanmış; parite geçiş oranları TÜİK doğum sırası verisiyle türetilmiştir. Kalibrasyon sabiti k=1,728 olup model tutarlılığı %1 sapmayla doğrulanmıştır.
Bu çalışmanın temel sınırlılıkları kovaryat bağımsızlığı varsayımı ve yaş-parite çapraz etkisinin modele dahil edilmemesi, (her ne kadar yaş–parite etkileşimi, ayrı bir ayrıştırma analizi ile sayısallaştırılarak modelin bu boyuttaki sınırlılığı kısmen giderilmiş olsa da) aynı zamanda gelecek araştırmanın gündemini oluşturmaktadır. Aynı analizin TNSA 2025 mikro verisine erişim mümkün olduğunda TNSA verileri ile sınanması ve SGK idari kayıtları ile yürütülecek kapsamlı bir ayrıştırmanın altyapısı bu çalışma üzerine inşa edilebilir.
Karşı-olgusal analiz, parite davranışının 2013 düzeyinde kalsaydı TDH’nin 2024’te yaklaşık 1,84 düzeyinde seyredeceğini ortaya koymaktadır. Statüko projeksiyonu TDH’nin 2027’de “en düşük doğurganlık” eşiğini (1,30) aşacağını göstermektedir. Çalışma boyunca 1→2, 2→3 ya 3→4 geçişi ifadeleri yer almaktadır. 1→2 ifadesi birinci çocuktan ikinci çocuğa geçişi ifade eder. Diğer ifadeler de benzer şekilde ikiden üçe ya da üçten dörde geçişi ifade etmektedir.