Türkiye, son yıllarda yüksek ve süreklilik arz eden bir enflasyon sürecinden geçmektedir. Ürün ve hizmet fiyatlarında gözlenen bu kalıcı artış eğilimi, hanehalkı refahı üzerinde farklı kanallar aracılığıyla etkide bulunmakta ve özellikle temel ihtiyaç kalemlerinde ortaya çıkan maliyet baskıları, gelir dağılımı ve yaşam standartları açısından daha belirgin sonuçlar doğurmaktadır.
Bu çerçevede, Toplum Çalışmaları Enstitüsü, genel enflasyon göstergelerinin ötesine geçerek sağlıklı ve dengeli beslenmenin hanehalkları açısından oluşturduğu maliyet yükünü daha doğrudan izleyebilecek bir ölçüm aracına ihtiyaç olduğu değerlendirmesiyle “Toplum Çalışmaları Enstitüsü İdeal Beslenme Endeksi (TÇE-İDE)” çalışmasını başlatmıştır.
Bu ihtiyacı ortaya koyan üç temel unsur bulunmaktadır. İlk olarak, gıda tüketimi, yalnızca bir harcama kalemi değil, aynı zamanda bireylerin fiziksel sağlığı ve uzun vadeli refahı açısından belirleyici bir unsurdur. Dolayısıyla gıda fiyatlarındaki değişimler, diğer tüketim kalemlerine kıyasla daha doğrudan ve kritik sonuçlar doğurmaktadır. İkinci olarak, son döneme ilişkin veriler, Türkiye’de gıda enflasyonunun küresel eğilimlerden belirgin ölçüde ayrıştığına işaret etmektedir. Üçüncü olarak ise, TÜİK’in 2024 yılı Hanehalkı Tüketim Harcaması verileri, gıda harcamalarının toplam harcamalar içindeki payının gelir grupları arasında önemli farklılıklar gösterdiğini ortaya koymaktadır. Bu bulgu, gıda fiyatlarındaki artışların, özellikle düşük gelir grupları açısından daha yüksek bir refah kaybı anlamına geldiğini göstermektedir.