Toplum Çalışmaları Enstitüsü tarafından hazırlanan bu rapor, kent planlamasında sıklıkla göz ardı edilen çocukların kent mekânlarına erişimini ve oyun haklarını merkeze almaktadır. Rapor, çocukların kentsel çevreyle kurduğu teması mekânsal adalet ve yönetişim ilkeleri bağlamında değerlendirmekte; soyut politika belgeleri ile çocukların somut deneyimleri arasındaki boşluğu doldurmayı amaçlamaktadır. Bu çalışma, çocukların kentteki varlığını yalnızca fiziksel bir altyapı sorunu olarak değil, aynı zamanda sosyal eşitsizlikler, kamu politikaları ve yönetişim ilkeleriyle ilişkili çok boyutlu bir mesele olarak ele almaktadır.
Hazırlanan bu çalışma, bir sonuç raporundan ziyade, bir yol haritası niteliği taşımaktadır. Amacı, yalnızca mevcut bulguları sunmak değil, aynı zamanda çocuk politikalarının nasıl geliştirilebileceğine dair metodolojik bir çerçeve sağlamaktır. Okuyucu bu raporu, Türkiye’de çocuk haklarının kent yaşamına entegrasyonu için atılması gereken adımlara dair bir taslak ve rehber olarak kabul etmelidir. Bu yol haritası, çocukların kent mekânlarına yönelik ihtiyaç ve beklentilerinin bilimsel yöntemlerle nasıl tespit edilebileceğini detaylandırmaktadır.
Çalışmanın metodolojisi, nitel ve nicel veri toplama tekniklerini içeren karma bir yapıya sahiptir. Nicel veriler, İstanbul ve Ankara’daki çocuk parkları üzerinden, bakım verenlerin ve çocukların park kullanım sıklığı, memnuniyet düzeyi, güvenlik algısı ve beklentileri hakkında yapılandırılmış anket formları aracılığıyla toplanmıştır. Bu bütünsel analiz, çocuk parklarının fiziksel standartlara uygunluğu, erişilebilirliği, güvenliği, kullanıcı memnuniyeti ve kurumsal yaklaşım gibi çok boyutlu kriterler üzerinden bir değerlendirme sunmaktadır. Nitel veriler ise masa başı araştırmaları, büyükşehir belediyelerinin stratejik plan taramaları ve uluslararası iyi uygulama örneklerinin incelenmesi yoluyla elde edilmiştir. Çalışma sonucunda elde edilen saha verileri ve kullanıcı deneyimleri, büyükşehir belediyelerinin stratejik planları ile mevcut uygulamalar arasındaki uyumsuzlukları görünür kılmıştır. Bu durum, çocukların mekânsal ihtiyaçlarının politika metinlerine ne ölçüde yansıdığını ve planlanan hedeflerin sahada ne kadar karşılık bulduğunu sorgulamaktadır. Nihai olarak bu rapor, mekânsal adalet ve hak temelli planlama ilkeleri ışığında, çocuk odaklı yerel politikaların geliştirilmesine yönelik kanıta dayalı ve somut öneriler ortaya koymayı amaçlamaktadır.