Kimlik, Temsiliyet ve Bütünleşme Dinamikleri: Bir Siyasî Öneri Üzerine Analiz

Bir partinin genel başkanının, “Cumhurbaşkanı’nın iki yardımcısı olsun, biri Kürt, diğeri Alevi olsun” şeklindeki önerisi, Türkiye’de kimlik, temsil ve bütünleşme dinamiklerini etkileyen bir tartışma başlatmıştır.
“Kürtlere kötü davranıyoruz da sanki Türklere iyi mi davranıyoruz?”

Bir Türk iktidardaysa “eşit yurttaş”, muhalefetteyse “eşit yurttaş” değildir. Birebir aynı durum Kürtler için de böyledir.
Esasında kitlesel olarak iktidara mensup olanlar da dahil, tüm ülkenin modern “eşit yurttaşlık” haklarına ve huzuruna sahip olduğunu söylemek pek mümkün değil. Olsa olsa eşit hissetme yanılsaması vardır.
Hangi Kürtler ?

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 22 Ekim tarihinde partisinin grup toplantısında yaptığı konuşma bir süredir kamuoyunda dillendirilen II. Çözüm Süreci iddialarını harlamakla kalmadı, varlığı ara ara tartışılan Kürt Sorunu’na ve 40 senedir tartışmasız bir biçimde varlığını sürdüren PKK terör örgütüne dair bir kakafoniyi de beraberinde getirdi.
Fazla Açılanlar ve Kıyıdan Seyredenler: II. Açılım Süreci Başlarken

Toplum Çalışmaları Enstitüsü’nün 25 Ekim’de kamuoyuyla paylaştığı “Terör ve Açılım” temalı araştırmasının sonuçları üzerinden yoğun bir tartışmanın yürütüldüğünü görüyoruz.
